Aşağıdaki yazı Murat Talu tarafından 20 Nisan 2009 tarihinde, kendisine ait ahsapatelyesi.com adresinde yayınlanmıştır (maalesef şu anda siteye ulaşılamıyor). Murat Bey’in güzel üslubunu yansıttığını düşündüğüm için ilk olarak bu yazısını aktarmak istedim.

70′ li yıllarda ustabaşımız rahmetli Sezai Usta. İri yarı dev gibi bir adam. Sesi de kendi gibi. Önemli bir kişini evine elbise dolabı yapıyoruz. İş bitti montaja gittiler. Yerde dolabı toplayıp arkalığını çakıyorlar. ”Haydi” deyip, halterci tarzıyla önce göğüs hizasına alıp sonra hoop diye dikiyorlar ki, gaaarç! Dolap tavana sıkışıyor.
Tavan diyelim 240 bizim Sezai Usta 5cm boşluk verip dolabı yapmış ama köşegen 240 dan fazla! Tavanda hasar çok, işin sahibinde de mevki, hatır ve de hava çok. Dolap sıkışmış vaziyette yarı dik dururken, Sezai Usta adamlara bağırıyor ki durumu kurtarabilsin. Ama Sezai Usta’nın sesinden midir nedendir bilinmez, sıkışmış olan dolap kurtulup hem bağırıp hem dolabın altında dolanmakta olan Sezai Ustanın kafasının üstüne düşüyor. Dolap ağır ama Sezai Usta da kapı gibi adam. Arkalık kırılıp boynundan geçiyor ki kapıdan da işin sahibi giriyor.
Ahşap ciddi iştir, dalga geçmeye gelmez!

İkinci hikayenin kahramanı da Vural mıydı kimdi tam hatırlamıyorum. Yine ustabaşılardan biri.
80’li yıllarda birahane modası var, rustik meşe moda. Yine önemli bir şahsiyete dev gibi bir masa yapıyoruz. Masif meşe kalın tablalı. Ağır tabii. Tabla ile ayakları yerinde monte ederiz, merdivenlerden çıkarmak kolay olur deyip, ayakları kamalı, tablayı da yerinde vidalı tasarladım. Montaja yolladık bizimkileri. Tablayı yatırıyorlar halının üstüne. Derin havşa açmış Vural vidalamak için. Vidalıyorlar. Masayı kaldırıp döndürecekler. IIhh! Kaldırmak mümkün değil. Meğer bizim Vural havşayı fazla derin açmış. Halıyı da delip geçmişiz, masayı ta adamın parkesine vidalamışız. Yandım Allah!
Ahşap ciddi iştir, strateji ister, planlama ister, anlayışlı müşteri ister!
